15/01/2026
Tanıtım mı, Siyasi Vitrin mi? Adıyaman Günleri’nin Görünmeyen Yüzü
Yazar: Ömer Faruk Yılmaz
İstanbul gibi bir dünya metropolünde düzenlenen "Adıyaman Tanıtım Günleri", her yıl büyük umutlarla ve "şehrimizi tanıtacağız" sloganlarıyla başlıyor. Ancak ne yazık ki bu yıl da gördüğümüz tablo, bir tanıtım etkinliğinden ziyade, Adıyamanlıların kendi içinde bir "selamlaşma seansına" dönüştüğü gerçeğidir.
Dışarıdan bir İstanbullunun, bir turistin ya da yatırımcının ilgisini çekmekten uzak kalan bu organizasyon, maalesef kendi yankı odasında hapsolmuş durumda.
Kendi Kendimize Gelin Güvey Oluyoruz
Etkinliğe katılan kitleye baktığınızda, çoğunlukla Adıyaman’dan gelen bürokratlar, siyasiler ve İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimizi görüyoruz. Adıyamanlıların birbirine sarılması, hasret gidermesi elbette güzeldir; ancak bunun adı "Tanıtım Günleri" ise hedef kitlemiz komşumuz değil, bizi tanımayanlar olmalıdır. Dışarıdan katılımın yok denecek kadar az olması, bu organizasyonun stratejik olarak ne kadar boşlukta olduğunu kanıtlıyor.
Fotoğraf Kareleri ve Menfaat İlişkileri
Fuar alanında yürürken en çok karşılaştığınız manzara nedir derseniz; siyasi figürlerin ve siyasetle içli dışlı olan iş insanlarının birbirlerine gülümsediği o meşhur "kadrajlar" derim. Şehrin kültürü, tarihi veya gastronomisi için kafa yormak yerine, menfaat ilişkileri doğrultusunda çekilen o samimiyetsiz fotoğraflar etkinliğin merkezine oturmuş durumda. Adıyaman’ın marka değeri, ne yazık ki siyasi şovların gölgesinde kalıyor.
Bu Soğukta Kim Gelir?
Organizasyonun zamanlaması da ayrı bir fiyasko. Kışın en sert günlerinde, insanların sokağa çıkmaya çekindiği soğuk havalarda düzenlenen bir açık hava ya da yarı açık alan etkinliğinden nasıl bir verim beklenebilir? Katılımın azlığı sadece vizyonsuzlukla değil, bu "ben yaptım oldu" mantığındaki takvim planlamasıyla da doğrudan ilgili.
Zanaatkar Yok, Siyasi Çevre Çok
En acı verici olanı ise şudur: Adıyaman’ın ruhunu yansıtan yerli sanatçılarımız, el emeği göz nuru eserleriyle şehri temsil etmesi gereken zanaatkarlarımız bu etkinlikte hak ettikleri yeri bulamadılar. Gerçek sanatçıların yerine, siyasi yakınlığı olan çevrelere alan açılması organizasyonun içinin boşalmasına neden oldu. Adıyaman’ın kültürü, birkaç siyasi dostun ağırlanacağı bir yer olmamalıdır.
Sonuç Olarak...
Eğer niyetimiz gerçekten Adıyaman’ı tanıtmaksa; bu işi siyasi bir gövde gösterisinden çıkarıp profesyonel bir turizm ve kültür vizyonuna taşımalıyız. Aksi takdirde, her yıl soğuk bir İstanbul gününde, sadece birbirimizi gördüğümüz, içi boş bir nostalji turundan öteye geçemeyiz.
Adıyaman, bu sığ tabloyu hak etmiyor.